Viyana’dan Amman’a Açılan Yol
Uzun yıllardır Viyana’da yaşayan biri olarak Viyana’ya geldiğim ilk günlerde hep benzerlikleri görmeye çalıştım. Bu da bana şehirle farklı bir bağ kurmayı sağladı. Her şey bana yabancı göründüğü gibi bir o kadar da tanıdık geliyordu. Üniversitesinde okumak için geldiğimiz bu şehirde (Viyana) çok güzel günlerimiz oldu. Arkadaşlıklarımız, dostluklarımız oldu, en önemlisi de arkadaşlarımızın hâlâ samimiyetlerini korumaları. Nedendir bilmiyorum gurbet bize çok şey kattı ve ondan çok şey öğrendik. Viyana bizim için herhangi bir şehir değildi, her şeyiyle "Viyana, Viyanaydı". Oysa ben kendi ülkemde de babamın memur olması nedeniyle göçü ve gurbeti yaşamıştım.

Reisebericht Flüchtlingscamp im Libanon Januar 2017
Kurz über Libanon
Unsere Reise nach Libanon hatte den Zweck einer humanitären Hilfe für die Kriegsflüchtlinge aus Syrien und Palästina. Libanon hatte vor dem Beginn des Krieges vier Millionen Einwohner. Durch die vielen Geflüchteten, die der Krieg verschuldete, wird die Anzahl derzeit auf acht Millionen geschätzt, was dem Staat Libanon eine große Last darstellt. Das Land selbst ist flächenmäßig kleiner als Oberösterreich und nahm in den letzten Jahren bis zu zwei Millionen Flüchtlinge auf. Libanon ist, aufgrund zahlreicher offizieller und informeller Zelt- und Flüchtlingslagern in vielfacher Hinsicht überfordert. Einerseits dadurch, dass das Land selbst politische Instabilität aufgrund verschiedener Konfessionen aufweist, andererseits die wirtschaftlichen und sozialen Bedingungen dieses Landes nicht ausreichend sind, um den Kriegsbetroffenen humanitäre Unterstützung zu leisten. Schlimmer als das wird den Kriegsflüchtlingen das Leben im Libanon erschwert. Die meisten dieser bedürftigen Familien leben oft in Zelten auf der Bekaa-Ebene, die sich sehr Nahe an der syrischen Grenze befindet.

Lübnan Kurban Kampanyası İzlenimim
Rahma Austria’nın 2016 yılı Kurban kampanyası için 11 Eylül 2016 tarihinde arefe günü yolculuğumuz Viyana’dan başladı. Avusturya’nın farklı şehirlerinden gelen Hakan Günal & Melek Günal (Innsbruck), Fatma Yilmaz & Raif Yilmaz (Schwaz), İskender Kücükoğlu (St. Pölten) Selçuk Kartal (Dornbirn) ve Ruhsar Akbulut (Wien) kardeşlerim ile Viyana’dan uçağımız önce İstanbula oradanda aktarma ile Lübnan’ın başkenti Beyrut’a vardık.

Lübnan’da Mülteciler ile Bayramlaştık…
Rahma Austria’nın 2014 yılı Kurban kampanyası için 3 Ekim 2014 tarihinde başladı yolculuğumuz. Avusturya’nın farklı şehirlerinden gelen Necati İmamoğlu (Vorarlberg), Hakan Kurmuş (Innsbruck), Ergün Bilgiç (Niederösterreich) kardeşlerim ile Viyana’dan uçak ile önce Amman’a, oradan aktarma ile Lübnan’ın başkenti Beyrut’a vardık. Orada bizi partner kuruluşumuz karşılayıp otelimize yerleştirdi. Bayram namazını Şatilla kampının yakınlarındaki küçük bir camide kıldık. Sonrasında kardeşlerimizle bayramlaştık. Bilindiği üzere Beyrut’ta yıllardan beri, Filistinlilerin kaldığı büyük kamplar mevcut. Bunun yanında Suriye savaşı ile birlikte bu kamplarda Suriyeliler de kalmaya başlamışlardır.

BİR ÇOCUĞUN DUASINDA OLMAK…
Uzaklarda bir savaş yaşanıyordu. Gazetelerden okuduğumuz, televizyonlardan izlediğimiz; aslında çok yakınımızda, evimizin içinde ama bir o kadar da uzağımızda olan bir savaş...
İnsanların evleri yoktu biliyorduk, ama hiçbir şeye sahip olamamanın ne anlama geldiğini bilmiyorduk. İnsanlar açtı, evet bunu da biliyorduk; ama açlık dediğimiz şeyin ne denli bir acı olduğunu bilmiyorduk. İnsanların anneleri, babaları, çocukları, akrabaları ölüyordu. Biz, ölüm haberlerini her gün duyuyorduk; ama ölümün arkasında bıraktığı boşluğun bu kadar doldurulamaz olduğunu bilmiyorduk. Velhasıl televizyonlar, gazeteler bize savaşın kemmiyetini söylüyordu ama keyfiyetini söylemiyordu...
Rahma Austria ile çıktığımız bu kısa yolculukta, kutlu kurban yolculuğunda aslında ne kadar çok yol almamız gerektiğini gördük. Yıllardır insanlar mülteci kamplarında yaşıyordu. Lübnan’ daki kamplarda yaşayan Filistinli nesiller artık ev kavramını unutmuştu. Yüzlerce kablonun, su borularının arasında çocuklar oyun oynuyordu, bu oyunun ölüm oyunu olduğunu bilmeden... Kurban yardımlarını alan Suriyeli kadınların yüzlerinde mahcubiyet, çocuklarınkindeyse sevinç vardı. Diğer çocukların beğenip yüzüne bakmayacağı oyuncaklar onlar için hazine değerindeydi. Hallerine şükrediyorlardı, her türlü imkansızlığın, sefaletin içinde tevekkülün ne demek olduğunu gördük.
Savaşın hiç bitmediği coğrafyalarda, insanlar savaş psikolojisiyle yaşamayı öğrenmişti. Şehirlerin etrafında görünmez duvarlar vardı, insanları bu hapishaneye mahkum eden. Hürriyet nedir asıl orada öğrendik, bizim çokça tekrarladığımız tekerlemeler gibi bir şey olmadığını da...
Mülteci olmak, bir şehre tutunamamak demekti. Yeryüzünde geçerli bir kimliğinin olmaması, isminin hiçbir kayıtta bulunmaması... Büyük çabalarla elde ettiğin diplomanın, aldığın eğitimin elinde kocaman bir boşluğa dönüşmesi demekti; 65 mesleğin hükümsüz olması. Savaştan kaçıp geldiğin topraklarda yeni bir hayat savaşının başlaması...
Evler gördük çatısı olmayan, çocuklar gördük babası olmayan, teyzeler gördük bir ömrün acısını yüzündeki her bir çizgide ayrı ayrı yaşayan... Ve bir kez daha ne kadar çok yol almamız gerektiğini gördük. Yardıma muhtaç, evsiz, kimsesiz ne kadar çok çocuk olduğunu...
Biz ne kadar ellerinden tutarsak, onların da o kadar hayata tutunacağını... Bir çocuğun duasında olmanın paha biçilemez bir mutluluk olduğunu...
Melike Beşer Tek
Telefon Numarası
Çalışma Saatleri
Mevcut koşullar nedeniyle TÜM banka hesaplarımız kalıcı olarak kapatılmıştır.
Bu nedenle bundan sonraki ödemelerinizi genel merkezimizde veya Viyana'daki şubemizde sadece nakit olarak yapmanızı rica ediyoruz.
Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı üzgünüz ve sizi mümkün olan en kısa sürede gelişmelerden haberdar edeceğiz.
📍Merkez ofis: Hannovergasse 25, 1200 Viyana
⏱️Çalışma saatleri:
Pzt- Cmt : 09:00 - 17:00
📍Şube: Sonnwendgasse 38, Lokal 3, 1100 Viyana
⏱️Çalışma saatleri:
Pzt- Cum: 09:00 - 17:00
31.03 und 01.04.2025 kapalı
Sorularınız için ;
📞0699 11 499 499
📞 0650 611 16 65
Anlayışınız ve işbirliğiniz için teşekkürler. .